HomeAjanslar içinAjansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz?
Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz ajansara blog agile marketing blog sales team scrum

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz?

 

Son birkaç yılda, “çevik”  kelimesi pek çok yerde olduğu gibi ajans dünyasında da popüler olmaya başladı. Sorsanız herkes çevik metodlardan haberdar…

 

Aslına bakacak olursak çevik olmak ne anlama geliyor? Bir ajansın ne kadar çevik olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? Çevik değerleri, prensipleri ve metodları ajansınıza nasıl uygulayabilirsiniz?

 

Bu yazıda sunulan tavsiyeler, günlük çalışmalarınızda yer alan çoğu ajansın sahip olduğu ortak senaryolara dayanmaktadır.

 

Ajansınıza göre özelleştirebileceğiniz çevik metod yöntemlerini keşfediyor olacaksınız.

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz?‘i okumadan agile marketing hakkında buradaki yazıyı okuyarak bilgi sahibi olmanız konuyu anlamanız için daha iyi olacaktır.

 

Kısaca yazıda dönüşüm yapabilmeniz için size gereken tohumları doğru bir şekilde atmanıza ve ilham vermeye çalıştım. 

Keyifli okumalar,

 

Başlamadan…

 

Bir ajansta çevik yöntemler uygulamak, örneğin ürün geliştirme sürecinden çok daha zordur; farklı müşteriler için farklı projeler oluşturulduğundan, sonunda koşullar ve projeler arasında büyük ölçüde değişebileceği bir ürün ortaya çıkar.

 

Bu nedenle, ajansların kısa sürede çevikleşmesi zor.

 

Ama belli metodlar kullanarak zor olan süreçler kolaylaştırılabilir elbette.

 

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? Ajansara Ajans çevik agile scrum sprint kanban agile prensipler Ajansara

Bir nevi aile olmaktır.

1.  Terminolojiyi açıklığa kavuşturun

 

Çevik metodlar tanıtılırken, ajanstaki herkesin terimleri aynı şekilde anlaması çok önemlidir, aksi takdirde tehlikeli iletişim kopuklukları ortaya çıkabilir.

 

Çevik değer ve prensipleri ajans kültürünüzün içine dahil etmelisiniz.

 

Ne ajans kültürü ? diyorsanız buradaki yazıyı okuyarak bir başlangıç yapabilirsiniz.

 

Buna ek olarak, çevik metodlara aşina olmayanlar, genellikle Çevik ve Scrum arasındaki farkı söyleyemezler ve bu kavramları aynı kefeye koyarlar.

 

Scrum ve çeviklik aynı şey değildir.

 

Scrum; proje geliştirmek için rolleri, kuralları ve süreçleri tanımlayan bir çerçevedir.

 

Örneğin Scrum’a dahil olan şeylerden biri de, projenin çalışan prototiplerinin ortaya çıktığı zaman aralıklarıdır(sprints olarak adlandırılır).

 

Öte yandan Çeviklik ise, Scrum’un yaptığından çok daha fazlasını kapsayan bir değer ve prensipler bütünüdür.

 

Çevik kültürü tanımlayan ilkeler Çevik Manifesto‘da belirtilmiştir. Aşağıdaki videoda detaylı olarak izleyebilirsiniz.

 

Aşağıdaki videoda ise Scrum’un anlaşılabilir açıklaması ve  pratik bilgiler bulabilirsiniz.

 

Scrum çevik prensipleri takip etmek için mümkün olan tek yaklaşımdır. Öte yandan, bir ajansın Scrum kurallarına uyması, gerçekten çevik olarak çalıştığı anlamına gelmez.

 

2. Proje yöneticisi rolüne veda edin (çevik rollere merhaba deyin)

Scrum’da, aşağıdaki roller tanımlanmıştır:

 

  • Product Owner
  • Scrum Master
  • Development ekibi
  • Son kullanıcı veya müşteri tarafında yer alan kişiler gibi diğer paydaşlar

 

Sadece bu 4 rol var. Başka roller yok, açıkçası gerekli de değiller.

 

Klasik proje yöneticisine artık bu gerekli değildir. Proje yöneticisi tarafından daha önce yürütülen tüm görevler artık yukarıda listelenen pozisyonlar tarafından ele alındığı için yalnızca süreci engelleyecektir.

 

Bu şekilde projenin başarısının sorumluluğu artık tek bir kişiye değil, tüm takıma dayanıyor. Projede var olan ve Scrum ekibi ile müşteri arasında duran her ek rol, ekip ile müşteri arasındaki doğrudan ve etkili iletişimin önündeki bir engeldir.

 

 

Rolleri ve sorumlulukları ciddiye alın

 

Eğer bir proje yöneticisine ihtiyaç duyulmuyorsa, proje yöneticisi yerine scrum master ve product owner birleşik rolünde birini işe almak mantıklı olmaz mı?

 

Hayır.

 

Hem scrum master hem de product owner rollerinin bir kişi tarafından yürütülmesi rollerden birinin ihmal edilmesine neden olur.

 

Nihayetinde, iki rolün birbirinden apayrı görev tanımları var.

 

Product owner tüm paydaşlarla sürekli temas halinde kalır ve doğru ürünün en iyi kalitede teslim edilmesini sağlar.

 

Scrum master, ekibin fazla çalışmadığından veya kesintiye uğramadığından emin olması gerekir.

 

Bu nedenle, scrum master’ın ürünün kendisiyle hiçbir ilgisi yoktur.

 

Scrum Master’ı tamamen ihmal etmek  bu şekilde projede tasarruf ettiğini düşünmek daha da kötü bir fikir olurdu herhalde.

 

Scrum Master olmadan, ekibin verimli bir şekilde çalışmasını, son teslim tarihlerini yakalamasını veya geçmişe dönük olarak öğrenmesini böylelikle daha verimli hale gelmesini sağlayacak bir rol kamamış olur. Kısacası, projenin çevik bir şekilde yürütülmesini garanti eden kişilerdir.

 

Tecrübelerimize göre, değişen müşteriler, paydaşlar ve koşullar gibi şeylerin olduğu bir ajans ortamında özellikle önemli bir roldür, çünkü scrum master da müşteri için ayriyeten bir koçluk rolü de üstlenmiş olur.

 

3. Kaynak planlamasına elveda deyin

Ajanslarda, çeşitli müşteriler için birden fazla projede genellikle tüm çalışanlar işe katılır veya bir parçası olur.

 

Klasik ajans yaklaşımında kaynak planlamasına göre işler yürür. Bir proje yöneticisi birkaç gün veya hafta öncesinde planlar ve sırasıyla projelere veya görevlere çalışanları atar.

 

Planlama yapmak bir zaman, koordinasyonu sağlayabilmek ayrı bir zaman alır ve yapılan planlar hem esnek değildir hem de varsayım üzerine kuruludur.

 

Gerçek hayatta, bu tür baştan tahmine dayalı planlar asla meyve vermez.

 

Önemli bir teslimat gecikir, çalışanlar hasta olur veya yapmaları gereken tahmin edilenden daha uzun sürer, bu gecikmeler ön görülemeyen sorunlara yol açar…

 

Nihai olaraksa çalışanların çok fazla stres ve fazla mesai arasında dönüp durduğu bir iş modeli çıkmış olur.

 

Ben bu iş modeline şekline ” Lahmacun tipi yönetim şekli” diyorum.

 

Bu nedenle klasik model optimal değildir (Klasik modelde sorumluluların tek görevleri çalışanları “it-tirmek” “puşlamak” tır).

 

Peki, çevik yaklaşımda bir proje yöneticisi olmadan tüm bu işler nasıl dağıtılabilir?

 

Bu soru farklı bir yaklaşım gerektirir:

 

Çekme prensibi – İttirmeden, çekmeye evrilme

 

Çekme prensibi; çalışanların hangi görevleri üstlenmek istediklerine proaktif olarak kendilerinin karar verdikleri anlamına geliyor. Yani birinin ittirmesiyle yapacakları işi tercih etmemiş oluyorlar…

 

Bunun işe yaraması için yaklaşan görevlerin, ilerlemelerinin şeffaf bir şekilde ve zamanında paylaşılması gerekir.

 

İdeal bir durumda, bu işleyiş sadece proje düzeyinde değil, şirket içindeki tüm yaklaşan görevleri kapsar.

 

Kapsam değerlendirmesi, sunumların oluşturulması, atölye hazırlığı, çekimlere katılım ve hatta bir makalenin yazımını bile içerir.

 

Bu süreçleri bir Kanban panosu ile gerçekleştirilebilirsiniz, örneğin:

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? ajansara blog agile marketing blog sales team scrum (2)

Her takım için bir kanban panosu yapabilirsiniz

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz ajansara blog agile marketing blog sales team scrum 2 Ajansara

Herkesin erişimine açık olan cloud tabanlı bir pano oluşturabilirsiniz

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz?

Bonus olarak alın size bir scrum panosu

 

Burada Jira‘dan bahsetmeden olmaz. Jira, her türden ekibin işleri yönetmesine yardımcı olmak için tasarlanmış bir ürün ailesinin parçası. Başlangıçta Jira, bir hata ve sorun izleyici olarak tasarlanmış. Ancak bugün Jira, gereksinimler ve test senaryosu yönetiminden çevik yazılım geliştirmeye kadar pek çok kullanım durumu için güçlü bir iş yönetimi aracı haline geldi.

 

Harika bir reklam filmi çekmişler. “We can fix it remotely, but they want someone there.” Çok tanıdık değil mi? 🙂

 

 

Jira’da harika bir roadmap oluşturmayla başlayabilirsiniz.

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? next gen roadmap 1 Ajansara

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? WIP Limits2 Ajansara

Sonrasında tüm takımın katılacağı kanban, scrum, sprintler kurabilir ve ajansınızı çevik prensiplerle yönetmeye hızlıca bir geçiş yapabilirsiniz.

 

Çekme prensibi, herkesin kendi görevleri üzerinde çalışma kapasitesi sağlamanın yanısıra, bağımsız olarak karar verme özgürlüğüne sahip oldukları, eşit bir iş dağılımını sağlamaya yardımcı olur.

 

Böylelikle bazı çalışanların aşırı çalışma olasılığını ortadan kaldırmaya yardımcı olmuş olursunuz.

 

Çekme prensibinin çalışması için aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi gerekir:

 

  • Sürekli iletişim çok önemlidir. Proje durumu güncellenmesi için tahta başında haftada üç kez tartışılması faydalı olacaktır. Hafta başı – ortası – hafta bitimi

 

  • Başkalarının onlara ne yapmaları gerektiğini söylemelerini beklemek yerine inisiyatif alabilme yeteneğine sahip kişilerin olması.

 

  • Düz hiyerarşileri desteklemektedir.

 

  • Şirket yönetimi daha fazla sorumluluk almalarını sağlamak için çalışanlarına güvenmelidir.

 

  • Bireysel görevler ve projeler arasında net bir farklılaşma olması gerekir. Ayriyeten, projeler tek bir kişi tarafından değil, bir ekip tarafından üstlenilmelidir.

 

 

4. Kararlı ekipler kurmak

 

Ajanslarda aynı anda çeşitli müşteriler için aynı takımların çalışması tipiktir ve bu durum acil durumların ortaya çıkmasına neden olur.

 

Proje ekipleri genellikle mevcut kullanılabilirliğe veya kapasiteye göre oluşturulur.

 

Bu zihin yapısında kaynak planlaması çevik projeleri etkili bir şekilde önler.

 

Çevik takımlar istikrarlı olmalı ve ideal olarak insanların takımları ile aidiyet hissetmelidirler. Bu aidiyet için takımlarınıza isim verebilir veya takımlara kendi isimlerini seçmelerini salık verebilirsiniz.

 

Sadece birbirine yakın olan ekip üyeleri en iyi şekilde gelişebilir, birbirlerinden öğrenerek, süreçleri, iletişimi, koordine ederek ve geriye dönük analiz yoluyla problemleri belirleyip sonrasında çözerek projeyi hızlı ve sorunsuz şekilde bitirebilirler.

 

Bununla birlikte, bütün bir ajansın tüm disiplinleri olan istikrarlı ve dengeli takımlara dönüşmesinin bir gecede gerçekleşebileceğini düşünmek gerçekçi değildir.

 

Herkesin aynı takımda kalıcı olarak çalışmak istememesi sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle, herkes için iyi çalışan bir denge bulmak çok önemlidir.

 

Arada sırada takım üyelerini farklı takımlar içine koymak gerekebilir.

 

5. Çevik teklifler oluşturun

Müşterilerle bir ajans arasındaki klasik, basitleştirilmiş teklif aşaması genellikle aşağıdaki formu almıştır.

 

!Bir müşterinin bir ürün için belirli bir fikri ve bitmesi gereken zaman çizelgesi vardır.!

 

Ne kadar da alışıla gelmiş bir form değil mi?

 

Müşteri daha sonra ajansın gereklilikleri hakkında bilgi verir (belki bir konkur dahilinde) ve bu ürünün geliştirilmesi için sabit bir fiyat içeren  bir teklif ister.

 

Bu formda taraflar kendilerini korumak, potansiyel iletişimsizlikten kaçınmak ve işi detaylandırmak için önemli miktarda çaba harcarlar.

 

Müşterinin bakış açısından bakacak olursak, bu genellikle uygulanabilir bir çözüm gibi görünüyor.

Sonuçta müşteriler ne kadar zamanda ve ne fiyata  ürün veya hizmetlerini alacaklarını bilmiş olurlar…

 

Gereksinimler değişir

 

Çoğu müşterinin bu noktada bilmediği şey, projenin sonunda başta olduğundan çok farklı bir şey istediklerini keşfetmeleridir.

Bu yüzden ekstra revize istekleri de gelir, iletişimiz de bozulur, her iki taraf birbirinden nefrette eder. 

 

Müşteri işin başında sizden bir web sitesi istiyordu ama sonunda anladı ki aslında itiyacı olan şey bir mobil uygulamaymış…

Şimdi mobil arayüzünüzü ve backendinizi defalarca revize etmenizin zamanı! Elma siparişini bir Armuta benzetmeye başlayacaksınız ve projenin sonucunda müşteriniz sizden bir Armut bekliyor olacak. Bir Elmut değil!

 

Yani teklifte her şey somut olarak tanımlandığından, daha sonra proje içinde bir şeyi yeniden müzakere etmeden değiştirmek imkansız hale gelir, biraz daha açacak olursak;

 

  • başka özellikler proje yürütülürken daha önemli hale geldi
  • istenen proje artık teknik olarak mümkün değil
  • yapılan kullanıcı testleri, ürünün yanlış anlaşıldığını veya
  • rakibin benzer bir ürün üretmeye başladığı ve artık projeyi hayata geçirmenin mantıklı olmadığı

 

durumlar oluşabilir.

 

Bu gibi durumlarda, kapsam spesifik bir şekilde belirtilmişse yeniden önceliklendirme kolay değildir.

 

Çevik olmanın diğer önemli yönleri bu tür öneriler tarafından zayıflatılmıştır.

 

Ürünün sürekli ve işbirlikçi bir şekilde iyileştirilmesi (sürekli revize üstüne revize yapılması veya tamamen farklı bir şeye dönüşmesi) çok daha zordur.

 

Bu durum, sürekli bir şelale iş akışına yol açar.

 

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz ajansara blog agile marketing blog sales team scrum 3 Ajansara

 

Sprint planlama, aynı derecede anlamsız hale gelir, çünkü nihai bir son tarih ve teslim edilebilir zaten tanımlanmıştır.

 

Kapsam, son tarih ve fiyat zaten başlangıçta belirlenmişse, Scrum gibi çevik bir çerçeve denemek ve uygulamak mantıklı değildir.

 

Bu durumda, artık çevik metodların ana avantajlarını kullanamayız, ancak yine de gerçek bir değer sağlamayan Scrum toplantıları için ekstra bir çaba gösterilebilir.

 

Bu süreç aynı zamanda “Sözde Scrum” olarak da adlandırılır.

 

 

Başka bir teklif türü gerektiğinde

 

Teklifteki kesin yapılacak olan teslimatları tanımlamak yerine gerçekleştirilen iş miktarı (zaman ve materyal sözleşmeleri olarak adlandırılır) için ücret almak daha mantıklıdır.

 

Ancak böylelikle projeyi çevik bir şekilde yürütmek mümkündür.

 

Müşterinin yatırımı için neyi ne kadar alacağı ve nihai olarak ne elde edeceği, proje süresince, gereksinimlerin listesini güncel tutarak ve ekiple birlikte önceliklendirerek belirlenmelidir.

 

Bu ön çalışma müşterinin ne bekleyebileceği konusunda bir fikir edinmesi için, belirli bir zaman diliminde neler elde edilebileceğine veya belirli bir gereksinimin hayata geçirilmesinin ne kadar süreceğine dair kaba bir tahmin verebilir.

 

Bir takım ne kadar uzun süre birlikte çalışırsa, takımın genel hızını veya “süratini” ölçmek daha kolay olacağı için en başta yapılacak olan öngörü o kadar kesin olur.

 

İstikrarlı takımlarla çalışmanın pozitif sonuçlarından bir de budur.

 

Bir teklif hazırlamak hala çevik geçişin en zor unsurlarından biridir.

 

Ajansınızda ilk defa çevik bir projeyi tamamladıktan sonra artık pek çok şey kafanızda oturmuş olacaktır.

 

Daha sonra proje süreçleri yakın işbirliği ve daha kısa geri bildirim döngüleri aracılığıyla hızlı ve somut sonuçlar verir.

 

 

6. Proje ekibini satın alma aşamasına mümkün olduğunca erken dahil edin

 

Ajanslarda, proje alım ve teklif aşaması genellikle proje uygulamasından izole edilir.

 

Wordfence’nin yayımladığı rapora göre ajanslarda satışı kimin üstlendiğini aşağıda görebilirsiniz. Türkiye’de CEO(patron) oranı %90 üstündedir herhalde. Bu durumun %90 team effort olması benim temennim. Satış ekipleri ise(patronlarda dahil) genellikle tutulamayacak sözler verip tüm takımı yok etmekte harikadır. O yüzden onları da bir kenara bırakalım.

Takım olmak her zaman kazandırır.

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz?

 

Satış ekipleri, iş geliştirmeciler veya patronlar yeni projelerden sorumludur ve proje ekibi, uygulama aşamasına kadar ayrıntılarla karşı karşıya kalmaz ve böylelikle iş alındıktan sonra çatışmaların ortaya çıkması olası hale gelir. Müşteriniz sizin düşmanınız değil!

 

Teklif aşaması, bir projenin başarılı olup olmayacağını belirlemede çok önemli olabilir. Bu nedenle çevik ekibin mümkün olan en kısa sürede iletişime dahil edilmesi esastır.

 

Sonuç olarak, çevik bir uygulamanın uygulanabilir olup olmadığını ve bunun için ne kadar zaman beklenebileceğini nispeten erken değerlendirebilirsiniz.

 

Örneğin, bir scrum projesinde gerekli sprint sayısının kaç tane olacağı, proje hakkında takım ne kadar bilgi elde ederse, o kadar yüksek doğrulukla değerlendirilebilir hale gelecektir.

 

Sonuçta bu bir ekip işi tek bir kişinin diğerlerinin işleri konusunda tahminde bulunması pek doğru olamayacaktır.

 

Bazen çalışma kapasitesinden daha fazla proje olacaktır. Çekme prensibini uygulamak ve en uygun projeyi seçmek için ekibin bekleyen tüm projeler hakkında olabildiğince bilgi sahibi olması gerekir.

 

Ancak o zaman takım üyeleri bilinçli bir karar verebilirler ve yeni projeleri mevcut projelerin sürat koşularına anlamlı bir şekilde dahil edebilirler.

 

Yeni proje başladığında, ekip mümkün olan en iyi kalitede doğru ürünü/hizmeti sunmak için tüm paydaşları ve gereksinimlerini mümkün olan en kısa sürede belirlemelidir.

 

Bunu başarmak için etkili bir önlem, ekip ve müşteri tarafındaki paydaşlarla bir atölye yapmaktır.

 

Buna ek olarak, çevik değerleri müşteriye iletmek, birincil ilgili kişiyi tanımlamak ve ortak çalışma prosedürünü ayrıntılı olarak açıklamak önemlidir.

 

Müşterinizi eğitin veya sizi eğitmesi için talepte bulunun! 

 

Böylelikle çalışma prosedürleriniz bir potada eriyecektir…

 

Bir büyücünün ruhu, büyünün potası içinde eritilip şekillendirilir. – Ruh Döveni-

 

7. Hizmet sağlayıcı rolünü unutun (ve müşterinizle birlikte ekip olarak çalışın)

 

Bir müşteri/hizmet sağlayıcı (ajans) ilişkisi, müşteriyle en başında bir sözleşme yapıldığı ve bu yüzden müşterinin spesifik beklentiler içinde olduğu için verimsizdir.

 

İlgili tüm tarafları tatmin eden başarılı bir proje sonucu elde edilmesi, özellikle birbiriyle düzenli iletişim kurulduğu zaman ortaya çıkar.

 

Başarılı bir çevik proje için temel bir ön koşul, aynı seviyede iletişimdir. Bu, müşterinin ve ajansın birbirlerini tek bir ekip olarak gördüğü, bir proje üzerinde ortaklaşa çalıştığı ve birbirlerinin güçlü yönlerini belirleyip takdir ettiği anlamına gelir.

 

Ajans genellikle strateji, kullanıcı deneyimi, tasarım ve teknik uygulama konusunda uzmandır; diğer taraftan müşteri, kendi iç süreçlerineve gerekliliklerine, hedef kitlelerine aşinadır.

 

Ancak bu bilgiler paylaşıldığında, tüm paydaşları tatmin eden gerçekten kullanıcı odaklı bir ürün veya hizmet oluşturabilir.

 

Müşteriler genellikle erken bir aşamada çevik işbirliği yoluyla yüksek kaliteli sonuçlar elde ettiklerini fark ederler. Bu  durum onların beklentilerinin karşılık bulduğu kanısının oluşmasını sağlar ve proje için daha fazla zaman harcamaya istekli hale gelirler.

 

 

8. Takım çalışması için alan sağlayın

 

Çevik olmak, disiplinler arası ve sürekli iletişim halinde çalışmayı beraberinde getirir.

 

Bu yüzden çevik ekibin birlikte aynı alanda olabilmesi, ekibin daha koordineli ve verimli çalışmasını sağlayacaktır.

 

İdeal olarak her takımın, herhangi bir şey üzerinde tartışırken, başkaları için rahatsızlıkları en aza indirirken, rahatsız edilmeden çalışabileceği kendi alanı olmalıdır.

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz ajansara blog agile marketing blog sales team scrum kendi alanı özel alan toplantı Ajansara

 

Ajanslar genellikle farklı bir resim çizerler: çalışanların kendi disiplinlerine göre gruplandırılması.

 

Bu, tüm tasarımcıların ofisin bir köşesinde, geliştiricilerin başka bir köşede oturduğu, hesap yöneticilerinin sıklıkla farklı odalarda olduğu anlamına gelir.

 

Bu, disiplinler arası fikir alışverişi açısından mantıklı olsa da, bir proje ekibi içinde iletişimi zorlaştırmaktadır.

 

E-postalaşmak veya telefon görüşmesi elbette olasılıklar dahilindedir, ancak doğrudan birbiriyle konuşmaktan çok  ve çok daha uzun sürer.

 

Tüm ekip üyeleri aynı yerde olmadığında işler daha da zorlaşır.

 

Herkes telefon veya video konferanslarının ne kadar kötü olduğunu bilir. Her ne kadar pandemi sayesinde pek çok kişi alışsa da sonunda aşağıdaki gibi bir zayıf iletişim durumu söz konusu oluyor. Hangimiz uzayan  toplantılarda instagram’da gezinmedik ki?

 

 

 

 

9. Her disiplini ve eksiksiz proje sürecini göz önünde bulundurun

 

Scrum yazılım geliştirmeden doğduğunda, projenin teknik yönünü sadece çevik bir şekilde yürütmek ve yaratıcı faza el değmeden bırakmak uygun görülüyordu.

 

Bununla birlikte, şelale yapısı daha sonra sadece bir projenin sonunda çözüldüğü için bu nispeten az elde eder.

 

Şelale yapısı daha sonra ancak bir projenin sonunda çözüldüğünden, bu nispeten az bir başarı sağlar.

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz? Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz ajansara blog agile marketing blog sales team scrum 3 Ajansara

Şelale doğada güzeldir. İş modelinize devşirmeyiniz.

 

Çevik takımın tamamen geliştiricilerden oluştuğunu varsayalım; müşteri web sitesinin konsepti ve tasarımı zaten tamamlandı, ancak gelişmenin ortasında önemli detayların tanımlanmamış veya tasarlanmamış olduğu ve yaratıcı ekibin araya iş alamayacağı bir ortam söz konusu.

 

Şimdi ne olacak? İnsanları diğer projelerden çıkarmalı mı? Eksiksiz bir ürün geliştirmeye şimdi nasıl devam edeceksiniz?

 

Bunları yaşamamak istiyorsanız baştan itibaren çevik iş akışına ilgili tüm disiplinleri dahil etmeniz gerekir.

 

Geribildirim, Geri Bildirim, Geri Bildirim

Çevik geliştirilmiş yazılımın kalitesinin klasik proje yönetimi altındaki şelale projelerinden daha iyi ve güçlü olmasının önemli bir nedeni, disiplinler arası işbirliği, erken ve tüm paydaşlar arasında yapılan düzenli geri bildirimdir.

 

Basitçe söylemek gerekirse, bu şu anlama gelir: “Herkes projenin her aşamasında her şeyi gözden geçirir.”

 

Örnek bir dijital proje için aşağıdaki gibi yardımlaşmalar sıkça olacaktır.

 

  • Müşteri ve tüm ekip, kullanıcı hikayeleri için product owner’a geribildirim verir
  • UI tasarımcıları wireframe ve teknik altyapı için geribildirim verir
  • UX tasarımcıları kullanıcı arayüzü tasarımlarına ve teknik yürütme için geribildirim verir
  • Front-end geliştiriciler wireframelere geribildirim vermek, kullanıcı arayüzü tasarımları, back-end ve  ne kadar uygulanabilir olduğuna dair geribildirim verir
  • Back-end geliştiriciler wireframelere, kullanıcı arayüzü tasarımlarına ve frond-end uygulamalarına geri bildirim verir
  • Kullanıcılar, proje aşamaları boyunca kullanılabilirlik testleri yoluyla geri bildirim verir (wireframeler, tasarım prototipleri, tıklama dummyleri, front-end)
  • Müşteri sprint inceleme toplantıları sırasında ürün işletişine geribildirim verir

 

Ajansınızı nasıl çevik yapabilirsiniz?

 

 

Düzenli geri bildirim, çevik geliştirmede en önemli şeydir ve ürünün tüm paydaşlarını tatmin edecek bir seviyede geliştirilmesini sağlar.

 

Doğal olarak, bu tatmin edici sonuçlar sadece herkes her proje aşamasında yer aldığında çalışır.

 

 

10. Her şeyin hemen çalışmasını beklemeyin (hata yapın ve hatalarınızdan öğrenin)

 

Çevik hale gelmenin bir süreç olduğunu ve bu sürecin kolay bir süreç olmadığını şimdiye kadar anlamışsınızdır.

 

Özellikle Türkiye gibi ortadoğu ülkelerinde çalışma kültürünün, çalışma arkadaşına ve işe saygının olmaması sizi başlarda olması gerekenden fazla zorlayabilir. Özellikle son 20 yıldır narsist ve sosyopat kişilik bozukluklarının pompalanmasıyla, bireyselliğin kariyer başarısı için en öne konumlandırılmış olması; takım çalışmasıyla beraber geri bildirim almayı engelleyen unsurlar hale getirdi. Bu gibi unsurlar daha da fazla sizi zorlayabilir.

 

Yukarıda anlatılan önlemlerin ve metodların uygulanması, ajansınızın çevik olmaya geçişi otomatik olarak garanti etmeyecektir.

 

Benzer şekilde, Scrum’un benimsenmesi gibi sadece “teknik” yönleri uygulamak yeterli değildir.

 

Şirket kültürünü değiştirmek ve tüm hiyerarşik seviyelerde ortak, çevik bir değer sistemi kurmak çok daha önemlidir.

 

Böyle temel değişikliklerin anında ve bir aksama olmadan gerçekleşmesini beklemek saflık olur.

 

Şirket süreçlerindeki değişiklikleri de bütünsel olarak ele alınıp, aynı zamanda çevik bir proje olarak değerlendirip, değişim sürecine bu şekilde yaklaşabilirsiniz.

 

Nihayetinde bir kere de her şeyi değiştirmeye çalışmamalı, her şeyi bir zaman dilimine bölerek ve planlı bir şekilde adım adım yapmalısınız.

 

Bu şekilde, neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını ve neyin geliştirilebileceğini öğrenebilirsiniz.

 

Sırf bir kitap, bir herşeyibilen veya bir blog önerdi diye doğru gelmeyen, doğru sonuçlar alamadığınız metodlara uymak yanlış olur.

 

Sonuç

Bir müşteri projesi başlamadan önce bile, bazı standart ajans koşulları çevik projelerin başarısını tehlikeye atabilir, hatta imkansız hale getirebilir.

 

En baştan ajansın tüm seviyelerinde ve tüm disiplinlerinde yeni bir düşünce tarzının benimsenmiş, anlaşılmış olmasından emin olmanız, eğitim vermeniz önemlidir.

 

Herkes tarafından gerekliliği kabul edildikten ve sahiplenildikten sonra çevik değerlere ve prensiplere başlamanız, erkenden kaos yaşamanıza neden olacak. Bu kaos sizi eski ve verimsiz olduğunuz iş modelinizin olduğu konfor alanınıza dönmeye itecek. Bu konfor alanının size bir cazibe merkezi haline gelmesine neden olacaktır.

Eski ve verimsiz iş süreçlerinize geri dönerseniz, size aşağıdaki sözü üzülerek söylemek isterim…

 

Eski hataları yapmaya devam ettikçe, eski üzgün hikayelerinizi anlatmaya devam edersiniz. 

 

DİKKAT!

 

Eğer Agile eğitimleri almak istiyorsanız paranızı aracı kurumlara kaptırmayın!

 

Tatlı su cenneti olan Türkiye’de agile eğitimi veren birkaç tatlı su kurnazı şirket bulunuyor ve gerçekten fahiş fiyatlarla sizin aracısız olarak alabileceğiniz sertifikalarla aranıza giriyorlar(bir nevi tarikat gibiler yani).

 

150 dolara alacağınız sertifikanızı 800 dolara size satıp, range roverlarıyla hemen ortamdan uzaklaşıyorlar.

 

Eğer böyle bir eğitim kurumundan eğitim aldıysanız…

 

…Tebrikler! 650 dolarınızı tatlı su kurnazına hediye ettiniz!

 

Tatlı su kurnazları sizin sayenizde harika bir yaşam sürecek!

 

Buradaki linkte agile sertifikalarınızı nasıl alacağınıza dair güzel bir yazı paylaşılmış yıllar yıllar önce. Hem de Türkçe.

 

Adımları takip ederek sertifikanıza dolandırılmadın  hak kazanabilirsiniz.

 

Eğitimler için: www.Scrum.org

 

Scrum Guide – The Rules of the Game İndir

 

Çevik günler,

Benzer yazılar

Ajansara e-bülten listesine kayıt olun!

No comments

leave a comment


Yeni gelişmeleri ilk siz öğrenmek ister misiniz?

Anlık bildirime izin verin, en son gelişmeleri kaçırmayın.